Kısaca
Roguelike, her yeni denemede bölümlerin rastgele yeniden oluşturulduğu ve karakter öldüğünde her şeye baştan başladığınız oyunlara verilen addır; roguelite ise aynı yapıyı korurken ölümden sonra da bazı kalıcı kazanımlar bırakan, daha affedici kardeş türdür. Kısacası iki türde de ölüm oyunun bir parçasıdır; fark, öldüğünüzde elinizde ne kaldığıdır. Bu yazıda adın nereden geldiğini, türü tanımlayan kuralları ve hangi oyunun hangi tarafa yakın durduğunu anlatıyoruz.
Adı nereden geliyor: Rogue ve ilk zindanlar
Türün adı 1980'de çıkan Rogue adlı oyundan geliyor. Kaliforniya Üniversitesi Santa Cruz'da öğrenci olan Michael Toy ve Glenn Wichman'ın yazdığı bu oyunda harfler ve simgelerle çizilmiş bir zindana iner, her katta biraz daha derine inmeye çalışırdınız. Zindan her oyunda farklı kurulurdu ve karakteriniz öldüğünde kayıt dosyası silinirdi. Bu iki fikir, yani rastgele üretilen dünya ve geri dönüşü olmayan ölüm, sonraki kırk yılın temelini attı.
Rogue'un ardından 1982'de Hack, 1987'de NetHack ve 1990'da Angband geldi. Bu oyunlara Rogue'a benzeyen anlamında roguelike denmeye başlandı ve terim zamanla bir tür adına dönüştü.
Klasik roguelike'ı tanımlayan özellikler
2008'de Berlin'de düzenlenen Uluslararası Roguelike Geliştirme Konferansı'nda geliştiriciler, türü tanımlamak için bir liste hazırladı. Berlin Yorumu olarak bilinen bu liste kesin bir kural kitabı değil, bir oyunun klasik roguelike'a ne kadar yakın olduğunu ölçen bir terazi gibi düşünülmeli. Öne çıkan maddeleri kendi cümlelerimizle şöyle özetleyebiliriz:
Rastgele üretilen bölümler Haritalar, eşyalar ve düşmanlar her denemede yeniden dağıtılır; ezberle değil, durumu okuyarak ilerlersiniz.
Kalıcı ölüm (permadeath) Öldüğünüzde o karakter ve o koşu sona erer, kayıt yükleyip geri dönemezsiniz.
Sıra tabanlı oyun Siz hamle yapmadan dünya da hareket etmez, her adımı düşünerek atarsınız.
Izgara üzerinde hareket Dünya karelere bölünmüştür, mesafe ve konum hesaplanabilir.
Kaynak yönetimi İksir, yiyecek ve parşömen gibi sınırlı kaynakları ne zaman harcayacağınız hayatta kalmanızı belirler.
Bu maddelerin hepsini taşıyan oyunlar bugün çoğu zaman geleneksel roguelike diye anılır. Türün meraklıları için hâlâ güncellenen ücretsiz örnekler bulmak mümkün.
Roguelite nedir, roguelike'tan farkı ne?
2000'lerden sonra bağımsız geliştiriciler bu yapının bazı parçalarını alıp aksiyon, platform veya kart oyunlarıyla birleştirmeye başladı. Ortaya çıkan oyunlar Berlin Yorumu'nun her maddesini taşımadığı için roguelite ya da roguelike-like gibi adlarla ayrıldı. Ayırt edici nokta genellikle şudur: Roguelite'ta koşu biter ama oyun size kalıcı bir şey bırakır. Yeni bir silah, açılan bir karakter, kalıcı bir can artışı ya da bir sonraki denemede işinize yarayacak bir yükseltme gibi.
Bu kalıcı ilerlemeye meta ilerleme denir. 2012'de çıkan Rogue Legacy, ölen kahramanın yerine onun mirasını devralan yeni bir karakter koyarak bu fikri herkesin anlayacağı bir hâle getirdi. Supergiant Games'in Hades oyunu ise ölümü hikâyenin kendisine bağladı: Her ölümde yeraltı dünyasındaki eve döner, karakterlerle konuşur ve bir sonraki kaçış denemesi için güçlenirsiniz.
Günlük kullanımda iki kelime sık sık birbirinin yerine kullanılır. Bir mağaza sayfasında roguelike etiketi gördüğünüzde oyunun aslında roguelite olması gayet olasıdır. Bu yüzden etikete değil, oyunun ölümden sonra size ne bıraktığına bakmak daha doğru bir ölçü olur.

Türün öne çıkan örnekleri
Roguelike yapısı bugün neredeyse her türle birleşmiş durumda. Hangi kapıdan girmek istediğinize göre seçebileceğiniz bazı tanınmış örnekler:
Spelunky (2008) Platform oyunuyla rastgele mağaraları buluşturan, ölümün çok hızlı geldiği ama her denemede bir şey öğrettiği bir klasik.
The Binding of Isaac (2011) Odalar arasında dolaşıp eşya birleşimleriyle beklenmedik güçler elde ettiğiniz, karanlık temalı bir aksiyon roguelite'ı.
FTL: Faster Than Light (2012) Bir uzay gemisinin mürettebatını yönettiğiniz, her kararın gemiyi batırabileceği gerilimli bir strateji örneği.
Slay the Spire Deste kurmayı roguelike yapısıyla birleştirerek roguelike deckbuilder adlı alt türü yaygınlaştıran oyun.
Dead Cells ve Hades Hızlı dövüşü, kalıcı yükseltmeleri ve kısa koşuları bir araya getiren, türe yeni başlayanlar için en sık önerilen yapımlar.
Bu türün çekiciliği nereden geliyor?
Roguelike ve roguelite oyunları ilk bakışta cezalandırıcı görünür, çünkü saatlerce biriktirdiğiniz şey bir hatayla yok olabilir. Ama türün asıl ödülü oyuncunun kendisinde birikir. Düşman davranışlarını, eşyaların birbirleriyle nasıl çalıştığını ve hangi riskin ne zaman alınacağını öğrendikçe aynı oyunda çok daha ileri gidersiniz. Bir oyunu bitirmek yerine onu çözmek gibi bir his verir.
Rastgelelik de oyunun uzun ömürlü olmasını sağlar. Her koşu farklı bir eşya dizisi, farklı bir harita ve farklı sorunlar getirdiği için aynı oyunu yüzlerce saat oynamak sıkıcı hâle gelmez. Kısa koşular da günde yarım saat ayırabilen oyuncular için idealdir; bir oturumda bir deneme yapıp bırakabilirsiniz.
Yeni başlayanlar için birkaç öneri
Roguelite ile başlayın Kalıcı ilerleme sunan bir oyun, ilk yenilgilerin moral bozmasını engeller.
Her ölümü not edin Sizi neyin öldürdüğünü fark etmek, bir sonraki koşuda aynı hatayı yapmamanın en kısa yoludur.
Eşya açıklamalarını okuyun Bu türde güç çoğu zaman eşyaların birbirini nasıl etkilediğinden gelir.
Kısa oturumlar yapın Üst üste yenilgiler yorgunluğa dönüşmeden ara vermek, kararlarınızı netleştirir.
Zorluk ayarları sunan oyunlarda bu seçenekleri kullanmaktan çekinmeyin. Hades gibi bazı yapımlar, hikâyeyi görmek isteyen oyuncular için ölümle güçlenen isteğe bağlı bir mod sunar.

Sık sorulan sorular
Roguelike ile roguelite arasındaki temel fark nedir?
Klasik roguelike'ta ölünce her şey sıfırlanır ve elinizde yalnızca bilgi kalır; roguelite'ta ise koşu bitse de açılan karakterler, yükseltmeler ya da para gibi kalıcı kazanımlar bir sonraki denemeye taşınır.
Hades roguelike mı, roguelite mı?
Hades, ölümden sonra kalıcı güçlendirmeler ve hikâye ilerlemesi sunduğu için teknik olarak roguelite sayılır, ama mağaza ve tanıtımlarda çoğu zaman roguelike olarak anılır.
Roguelike oyunlar sadece zor oyunculara mı hitap ediyor?
Hayır; birçok modern roguelite, zorluk ayarları ve kalıcı ilerleme sayesinde türe yeni başlayanların da keyifle oynayabileceği şekilde tasarlanıyor.
Roguelike kelimesi Türkçeye çevriliyor mu?
Yerleşik bir Türkçe karşılığı yok; oyuncular ve basın genellikle roguelike ve roguelite sözcüklerini olduğu gibi kullanıyor.
Kaynak: Wikipedia


Yorumlar 0
Henüz yorum yok. Takıldığın bir yer varsa ilk soruyu sen sor.
Yorum yaz